Yapı Kredi Hollanda, 1996 yılından beri Türkiye ile Avrupa arasında ticari köprü kurarak 30. yılını geride bıraktı. Banka, finansman adımlarını hızlandırdı.
Hollanda finans sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösteren Yapı Kredi Hollanda, bölgedeki otuzuncu yılını tamamladı. İki ülke arasındaki ticari hacmin ve ekonomik ilişkilerin gelişimine aracılık eden kurum, kurumsal ve bireysel alandaki çalışmalarına hız veriyor. Ana sermayedarları olan Koç Holding ve Yapı Kredi bünyesinden aldığı finansal destekle hareket eden banka, risk yönetimi ve müşteri odaklı hizmet modeliyle sürdürülebilir büyüme stratejisini uyguluyor.
İki Ülke Arasında Finansal Köprü Görevi
Bankanın Genel Müdürü olan Pınar Salcı, kurumun sadece geleneksel bir banka formatında çalışmadığını, Türkiye ve Avrupa pazarları arasında güven ile tecrübeye dayanan kalıcı bir iş birliği ağı oluşturduğunu aktardı. Şirketlerin uluslararası ticaretteki nakit yönetimi ve yatırım ihtiyaçlarına bütüncül çözümlerle yanıt verdiklerini belirten Pınar Salcı, güçlü ve disiplinli bilanço yapıları sayesinde mevduat sahiplerinin tasarruflarını güvenle değerlendirmelerine olanak tanıdıklarını bildirdi.
Kurum, hizmet yelpazesini sadece belirli bir bölgeyle sınırlamıyor. Türkiye sınırları içinde üretim yapıp uluslararası pazarlara, özellikle de Avrupa bölgesine ihracat yapmak isteyen girişimcilere özel kredi ve fonlama seçenekleri sunuluyor. Aynı şekilde Türkiye ile ticari operasyonlar yürütmeyi planlayan Avrupalı şirketlerin operasyonel finansman süreçleri de doğrudan banka tarafından koordine ediliyor.
Bireysel Tasarruflara Özel Çözümler ve Dijitalleşme
Banka, kurumsal ticari işlemlerin yanı sıra bireysel yatırımcılar için de çeşitli alternatifler barındırıyor. Geliştirilen Euro Plus Tasarruf Hesabı ve Euro Plus Vadeli Mevduat ürünleri, rekabetçi getiri oranlarıyla bireysel müşterilerin kullanımına sunulmuş durumda. Müşterilerin tüm birikimleri, Hollanda mevduat garanti sisteminin güvencesi altında tutuluyor.
Pınar Salcı, faiz ve getiri politikalarını Avrupa Merkez Bankası yönergeleri doğrultusunda, güncel para politikalarıyla tam uyum içinde şekillendirdiklerini ifade etti. Riskleri dengeleyerek piyasa koşullarına uygun kazanç sağladıklarını paylaşan Pınar Salcı, tüm yatırımcılara şeffaf ve erişilebilir bir bankacılık hizmeti sunduklarının altını çizdi.
Hızla değişen tüketici alışkanlıklarına yanıt verebilmek adına teknoloji yatırımları da artırıldı. Yeni nesil dijital müşteri edinimi altyapısı sayesinde, iOS ve Android işletim sistemlerine sahip mobil cihazlar üzerinden şubeye gitmeden hesap açılışı yapılabiliyor. Dijitalleşme süreçlerini yalnızca bir operasyon aracı olarak görmediklerini vurgulayan Pınar Salcı, bu yatırımların doğrudan müşteri deneyimini iyileştiren stratejik bir hamle olduğunu belirtti.
Çok Kültürlü Portföy ve Gelecek Vizyonu
Bankanın hizmet verdiği kitlenin yalnızca Türkiye bağlantılı işletmelerden ibaret olmadığı ifade ediliyor. Pınar Salcı, yerel halktan çok uluslu dev şirketlere kadar uzanan geniş ve çok kültürlü bir müşteri tabanına sahip olduklarını paylaştı. Yerel mevzuatlara uyum, operasyonel risklerin yönetimi ve nakit akışı planlaması gibi kritik aşamalarda tüm müşterilerine finansal danışmanlık verdiklerini ekledi.
Önümüzdeki dönem makroekonomik planlamalarına da değinen Pınar Salcı, Hollanda merkezli güçlü konumlarını koruyarak iki kıta arasındaki ekonomik bağları daha da kuvvetlendirme hedeflerinin sürdüğünü anlattı. Uluslararası ticaretin geçirdiği dönüşümü ve dijitalleşmenin getirdiği fırsatları yakından takip ettiklerini belirten Pınar Salcı, gelecek otuz yılda da hem bireysel hem de kurumsal müşteriler için kapsayıcı bir finansal ortak olmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.