Haber Merkezi

Özyeğin Üniversitesi 6 Yeni Araştırma Merkezini Hayata Geçirdi

Türkiye 27.07.2026 17:07 5 dk okuma
Özyeğin Üniversitesi 6 Yeni Araştırma Merkezini Hayata Geçirdi
Özyeğin Üniversitesi, yapay zeka, sağlık teknolojileri ve robotik alanlarındaki çalışmaları büyütmek amacıyla tam 6 adet yeni araştırma merkezini hizmete sundu.

Özyeğin Üniversitesi, yapay zeka, sağlık teknolojileri ve robotik alanlarındaki çalışmaları büyütmek amacıyla tam 6 adet yeni araştırma merkezini hizmete sundu.

Araştırma Merkezi Sayısı Toplam 13'e Ulaştı

Türkiye genelinde yükseköğretim düzeyinde bilimsel faaliyetlerini sürdüren Özyeğin Üniversitesi, mevcut akademik kapasitesini genişletme kararı aldı. Alınan yeni kararlarla birlikte kurum bünyesine 6 adet yeni araştırma merkezi daha dahil edildi. Gerçekleştirilen bu son eklemelerle beraber üniversitenin kampüsünde yer alan aktif araştırma merkezi sayısı toplamda 13 rakamına ulaşmış oldu.

Farklı fakültelerde görev alan akademisyenleri, yetkin araştırmacıları ve sektör temsilcilerini aynı platformda buluşturmayı hedefleyen kurum, akademik bilginin sınırlarını aşarak toplumsal sorunlara uygulanabilir çözümler üretmek üzerine yoğunlaşıyor. Üniversitenin temel öncelikleri arasında teorik araştırmaları doğrudan saha uygulamalarına entegre etmek bulunuyor.

Yeni Kurulan Merkezler ve Odak Alanları

Mevcut 7 araştırma merkezine eklenen yeni birimler, geleceğin teknolojileri açısından stratejik öneme sahip alanlarda konumlandırıldı. Araştırma yapılanmasına kazandırılan yeni kurumlar arasında ÖzÜ HealthTech (Sağlık Teknolojileri Araştırma Merkezi), Fiziksel Yapay Zeka ve Robotik Araştırma Merkezi, Yeni Nesil Yapay Zeka Teknolojileri Araştırma Merkezi, Entegre Enerji Girişimi (IEI), Çalışma, Kapsayıcılık ve Sosyal Eşitlik Araştırma Merkezi (WISE) ile ÖzÜ/İstanbul Tasarım Enstitüsü yer alıyor.

Teknoloji ve Sosyal Dönüşüm Temeli

Kurulan yeni araştırma tesislerinden ÖzÜ HealthTech, odağını doğrudan sağlık teknolojileri üzerine çevirerek tıp ve sağlık alanlarına yenilikçi çözümler sunmayı planlıyor. Diğer taraftan Fiziksel Yapay Zeka ve Robotik Araştırma Merkezi ile Yeni Nesil Yapay Zeka Teknolojileri Araştırma Merkezi ise gelişen yapay zeka algoritmalarının ve makine öğrenmesi süreçlerinin farklı sektörlere entegrasyonu için araştırmalar yürütecek.

Enerji sektörü için yapılandırılan Entegre Enerji Girişimi (IEI), enerji dönüşümü ve sürdürülebilirlik konusundaki disiplinler arası çalışmaları tek bir merkezde topluyor. Çalışma, Kapsayıcılık ve Sosyal Eşitlik Araştırma Merkezi (WISE) ise çalışma hayatına ve sosyal eşitliğe yönelik veri tabanlı politikalar üretecek. ÖzÜ/İstanbul Tasarım Enstitüsü de tasarımsal süreçlerin kültürel ve toplumsal alanlardaki belirleyici rolünü merkeze alarak ekosistemi destekleyecek.

Güçlü Bir Akademik Altyapı Üzerine İnşa Ediliyor

Üniversite yönetimi, yeni merkezlerini geçmiş yıllarda temelleri atılan mevcut sağlam araştırma altyapısının üzerine kurduğunu belirtiyor. Daha önceden faaliyete geçen Alp Alkaş Perakende ve Gayrimenkul Merkezi, Enerji, Çevre ve Ekonomi Merkezi (EÇEM), Enerji Verimli Elektronik ve Aydınlatma Teknolojileri Merkezi (EVATEG), Finans Mühendisliği Merkezi (FMM), Teknoloji Ürünleri Uygulama ve Araştırma Merkezi ve ÖzÜÇAM Çift ve Aile Merkezi üniversitenin sanayi işbirliklerinin bel kemiğini oluşturmaya devam ediyor.

Ayrıca optik kablosuz haberleşme alanında çalışmalar yürüten ve köklü bir AR-GE merkezi konumunda olan OKATEM de bu güçlü akademik ekosistemin önemli bir parçası olarak faaliyetlerini sürdürüyor.

Prof. Dr. İrşadi Aksun'dan Disiplinler Arası İşbirliği Vurgusu

Özyeğin Üniversitesi Araştırma, İnovasyon ve Etkiden Sorumlu Rektör Yardımcısı olan Prof. Dr. İrşadi Aksun, genişleyen araştırma ağına ilişkin detaylı değerlendirmelerde bulundu. İrşadi Aksun, günümüzde eğitim kurumlarının taşıdığı en temel sorumluluğun, farklı bilimsel disiplinleri birleştirerek üretilen veriyi kamu, sanayi ve genel toplum yararına bir değere dönüştürecek inovasyon ekosistemleri kurmak olduğunu vurguladı.

Gelecek dönemde karşılaşılacak küresel ve yerel sorunların yalnızca tek bir disiplin üzerinden çözülemeyeceğinin altını çizen İrşadi Aksun, asıl başarıyı disiplinler arası çalışma pratiğini benimseyen kurumların elde edeceğini aktardı. Kurdukları yapının mühendisleri, tasarımcıları, sosyal bilimcileri ve bilim insanlarını aynı çalışma alanında buluşturduğunu ifade eden akademisyen, hayata geçirdikleri bu yeni tesislerle beraber sağlık teknolojileri, yapay zeka, robotik, enerji ve sosyal dönüşüm gibi kritik sektörlerdeki işbirliklerini çok daha ileriye taşıdıklarını sözlerine ekledi.

Üniversiteler Ekonomik Değere Katkı Sağlıyor

Üniversitelerin ülkelerin küresel çaptaki rekabet kapasitesini belirleyen en büyük aktörler olduğunu hatırlatan İrşadi Aksun, laboratuvarlarda üretilen bilimsel verilerin ekonomik bir değere, teknolojik bir yeniliğe ve toplumsal bir faydaya dönüşmesinin büyük önem taşıdığına değindi. Bunun ancak yükseköğretim kurumları, kamu idaresi, sanayi kuruluşları ve girişimcilik ağları arasında kurulacak sağlam bağlarla gerçeğe dönüşebileceğini savundu.

Önümüzdeki süreçte ulusların uluslararası rekabet gücünü belirleyecek en mühim etkenin araştırma ekosistemleri olacağını dile getiren yönetici, kurum olarak temel hedeflerinin Türkiye genelindeki bu işbirliklerini kuvvetlendirerek, ülkenin küresel alandaki rekabet gücüne doğrudan katkı sağlayan, somut etki yaratan bir araştırma ağı inşa etmek olduğunu kaydetti.

Bu Haberi Paylaşın: