Haber Merkezi

Dacia Spring: Yeni Nesil Elektrikli Model Türkiye'ye Geliyor

Türkiye 19.06.2026 16:46 6 dk okuma
Dacia Spring: Yeni Nesil Elektrikli Model Türkiye'ye Geliyor
Dacia, popüler elektrikli şehir otomobili Spring'in ikinci neslini duyurdu. Avrupa üretimi yeni model, 2027 yılının ikinci yarısında Türkiye'de satışa çıkacak.A

Dacia, popüler elektrikli şehir otomobili Spring'in ikinci neslini duyurdu. Avrupa üretimi yeni model, 2027 yılının ikinci yarısında Türkiye'de satışa çıkacak.

Avrupa pazarında uygun fiyatlı otomobiller sınıfında faaliyet gösteren Romanya merkezli otomotiv üreticisi Dacia, şehir içi ulaşıma odaklanan Spring modelinin ikinci jenerasyonunu resmi olarak tanıttı. 2021 yılındaki ilk çıkışından bu yana kıta genelinde 210 binin üzerinde kayıtlı müşteriye ulaşan araç, markanın sıfır karbon emisyonu stratejisinde çok önemli bir yer tutuyor. Elektrikli mobilite pazarında küçük sınıfta kendine yer edinen model, boyutları ve manevra kabiliyeti ile metropol yaşamına uygun bir profil çiziyor.

Renault Grubu şemsiyesi altında üretim yapan şirketin yetkilileri, yenilenen otomobilin ilk günkü felsefesini koruduğunu aktarıyor. Kurumsal açıklamalara göre, ulaşılabilir fiyatlandırma ve temel yolculuk ihtiyaçlarını karşılama prensibi yeni nesilde de devam ediyor. Bahar mevsiminin yenilenme temasından ilham alınarak belirlenen isim tercihinin, otomotiv endüstrisindeki temiz enerjiye geçiş sürecini ve sıfır egzoz emisyonu yaklaşımını yansıttığı şirket sözcüleri tarafından dile getiriliyor.

Üretim Tesisleri ve Türkiye Satış Takvimi

Yeni Dacia Spring, markanın üretim planlamasındaki köklü değişikliklerin bir parçası olarak banttan inmeye hazırlanıyor. Kurum tarafından sektöre verilen bilgilere göre, ilk neslin üretim yeri olan denizaşırı fabrikalar yerine, yeni modelin üretim süreçleri doğrudan Avrupa içerisindeki tesislerde sürdürülecek. Lokasyon bağlamındaki bu stratejik kararın, özellikle kıta içindeki araç teslimat sürelerini kısaltması ve küresel tedarik zinciri krizlerine karşı markayı koruması bekleniyor.

Modelin Türkiye pazarındaki kullanıcılarla buluşmasına dair resmi takvim de kamuoyu ile paylaşıldı. Yapılan duyuruda, yeni nesil elektrikli otomobilin 2027 yılının ikinci yarısında Türkiye genelindeki yetkili satıcı noktalarında sergileneceği ve satış işlemlerinin başlayacağı ifade edildi. Bu tarihe kadar hem otoyol güzergahlarındaki şarj istasyon sayılarının artması hem de servis ağlarının elektrikli motor bakımları için tam donanımlı hale gelmesi planlanıyor.

Batarya Teknolojisi ve Motor Özellikleri

Ağırlıklı olarak şehir içi asfalt yollarda kullanılması öngörülen araç, ultra hafif yapısı sayesinde batarya enerjisini son derece verimli kullanabiliyor. Sınıfındaki pek çok elektrikli aracın aksine, boş ağırlığı bir ton sınırının altında tutulan model, kilovat başına katedilen mesafeyi maksimize ediyor. Araç kütlesinin düşük tutulması, fren balataları ve lastik aşınma oranlarını da doğrudan azaltıyor. Tüketicilere, kullanım beklentilerine göre 45 beygir ve 65 beygir maksimum güç üreten iki farklı elektrik motoru alternatifi sağlanacak.

Şasiye entegre edilen 26.8 kWh kapasiteye sahip lityum iyon batarya hücresi, karma kullanım verilerine göre tam dolu şarj ile 220 kilometre mesafe kat edebiliyor. Şehir içi dur-kalk trafiğinde ise fren enerjisi geri kazanımı sistemi sayesinde bu menzilin bir miktar daha artabildiği teknik verilerde yer alıyor. Enerji dolum işlemleri için araç, standart paketinde 7 kW kapasiteli standart şarj girişine sahip.

Hızlı şarj istasyonlarını kullanmak isteyen tüketiciler için 30 kW kapasiteli hızlı şarj desteği opsiyonel olarak sunuluyor. Bu altyapı sayesinde batarya doluluk oranı yüzde 20 seviyesinden yüzde 80 bandına yaklaşık 45 dakikalık bir sürede ulaşabiliyor. Ev tipi standart prizlerden şarj edilmek istendiğinde ise sürecin ortalama 11 saat sürdüğü belirtiliyor. Üst donanım paketlerinde araca eklenen çift yönlü şarj modülü sayesinde kullanıcılar, otomobilin bataryasını dizüstü bilgisayarlar veya kamp ekipmanları gibi elektronik cihazları çalıştırmak için bir jeneratör gibi kullanabilecek.

Dış Tasarım Detayları ve İç Mekan Hacmi

Otomobilin dış hatları, markanın son dönemde benimsediği daha maceracı ve köşeli tasarım diliyle şekillendirildi. Ön ızgara ve arka bagaj kapağında markanın yeni logosu konumlandırılırken, "Y" formundaki gündüz sürüş farları aracın imza görünümünü oluşturuyor. Şirket mühendisleri, rüzgar direncini düşürmek ve menzili artırmak adına önceki jenerasyonda tavan kısmında yer alan çıtaları bu seride tamamen iptal etti.

Kompakt dış boyutlarına rağmen otomobil, dört yetişkinin seyahat edebileceği bir kabin içi ferahlık sağlıyor. Ön konsol tasarımı tamamen dijitalleşmiş durumda. Sürücünün sürüş verilerini takip edebilmesi için direksiyon arkasına 7 inç genişliğinde dijital bir panel eklendi. Navigasyon ve multimedya kontrolleri ise orta bölümde konumlandırılan 10 inç dokunmatik ekran üzerinden sağlanıyor. Bagaj hacmi 308 litre olarak ölçülürken, arka koltuk sırtlıklarının katlanmasıyla bu alan 1004 litreye kadar büyütülebiliyor.

Çevre Dostu Malzemeler ve Yolcu Güvenliği

Çevresel sürdürülebilirlik ilkeleri kapsamında üretim materyallerinde köklü değişikliklere gidildi. Otomobilin kapı altı ve çamurluk korumalarında, üretiminde kimyasal boya kullanılmayan ve geri dönüştürülmüş plastik bileşenlerden oluşan Starkle adlı patentli bir madde tercih edildi. Kabin içerisinde ise karbon ayak izini büyüten krom parçalar ve hayvansal deri kullanımından tamamen vazgeçildiği raporlanıyor.

Dacia CEO'su Denis Le Vot'nun elektrikli mobilite stratejisi üzerine yaptığı değerlendirmeler haber bültenlerinde yer aldı. Şirket yöneticisi, ana amaçlarının bataryalı araç sahipliğini yüksek maliyetli bir yatırım olmaktan çıkarıp, geniş kitleler için sürdürülebilir ve makul bir ulaşım aracına dönüştürmek olduğunu dile getiriyor.

Trafik güvenliği regülasyonlarına uyum sağlamak adına araçtaki elektronik güvenlik kalkanı da genişletildi. Avrupa Birliği yasama organlarının belirlediği GSR2 kodlu güvenlik standartları doğrultusunda; yaya algılayabilen acil durum fren mekanizması, istemsiz şerit ihlali uyarı sistemi ve trafik işaretlerini okuyup sürücüye yansıtan kamera modülü standart hale getirildi. Uzak Doğu menşeli uygun fiyatlı modellerin otomotiv piyasasındaki pazar payını artırdığı günümüzde, aracın güncellenen donanım listesiyle bu rekabetteki konumunu güçlendirmesi hedefleniyor.

Bu Haberi Paylaşın: